Yapay zekâ ile ortak üretim olan bu fotoğraf serisi, üretilmiş siborgların insani senaryoları deneyimlediği ev içi mekânları gösterir. Organik ve makine olanın sınırlarının karıştığı bu figürler, kadın cinsiyetine yaklaşır. Herhangi sıradan bir beden önermesini ideal güzel üzerinden tanımlamaya müsait olan yapay zekânın “cinsiyetsizleştirme” tanımını da görselleştirememesi üzerinden ilerleyen bu süreç, kişisel olanın tahayyülünün somut göstergesine dönüşür.
Figürler, kimi zaman hikâyenin arkasında, kimi zaman önünde, kimi zaman da merkezinde durarak izleyiciyle beraber deneyimi çeşitli yerlerde konumlandırır. Çalışmalarda çoğunlukla kullanılan mekan «Ev» olarak adlandırılsa da izleyiciye "Ev" sıcaklığı hissettirilmez. Ev alışılmışın aksine soğuk, tedirgin, yalnız, güvenli olmayan bir biçimde tasvir edilir.
Kişisel hikayelerin konu alındığı bu seri çalışmada "Evim Evim Güzel Evim" sıcaklığı yerini dondurulmuş anılara bırakır. Her çalışma farklı anıları ele alsa da aslında tek bir ortak soru vardır, "Bu evde bir aile olacak mı?"
Bu sergiyi gezdiğiniz için teşekkür ederiz. Ana Salona geri dönerek diğer sergileri keşfedebilirsiniz.
Ana Salona Geri Dönün